İman en büyük iddiadır ve büyük iddialar, büyük ispatlar ister...

21/4/2009 - KAPI SESLERİ...


Öylesine Bir Şiirsin Ki...
OKU' maya Yeni Başlıyorum Azizim!...
Kalbinin Derinliklerinde Çarpan Kapı Seslerinin;*
Ruhumdaki Çırpınışlarını;
Duyuyor Musun???...

Kendi ÖLÜM'üne ''
ŞAHİT'' Tuttuğun Her Zerreni;
Tavaf Ederken Kabe'm de;
Şahitliklerce ''
ŞEHİT'' Olasım Geliyor...
Tüm Elçilere !!!!...

Sen;
Her Sabah Oturup Bir Ayetin Başında Ağlarken; *
Ben
Kervan Sahipleriyle Yolculuklara Çıkıyor/ d /um...
En Kırık Dökük Direnişlerde
Gecelerde ER'leşmek Adına;
Y
/ anıyordum..!
Elif, Lam,Mim Ağıtlaryla Y/ akıyordum...
İçindeki Çölleri Nehirlere Çevirsin Diye
Yüreğim !....

Hani Demiştin Ya;
Kalbinde Taş Taşıyanların Dünyasında; *
Ben Taşında KALP taşıyanlardanım!...
İbrahimi Misak'larda;
Ahdim...!
Taşında Taşıdığın Kalpler Kadar Yangınım!....

Kalemlerce...
Kalemlerce Kelimelerinde Ölüyorum!...
Görmüyor Musun ?...


EKİM 2008
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/1/2009 - TEBBET YEDA İSRAİL !..

Vurdular mı seni ey Filistin Gözlerimin önünde ? Kabe çetesinin torunları karanlık elleriyle Esmer bedenine mi uzandı Tebbet yeda İsrail Tebbet yeda Siyonizm Vurdular mı seni ey yetim gülüşlüm Ah Filistin


Ey Yakub duy !
Filistini kurtlar yedi
Biz global humanizmin
Sahtekar oyunlarıyla eğlenirken

Ey Lokman seslen oğluna !
yeryüzünde hardal tanesi büyüklüğünde
Katledilen her Filistinli
Tarihin kendi sayfalarına gömülse de
Allah onları bizim karşımıza çıkaracaktır.

Ey zor zamanlarda verenler neredesiniz ?
öksüzün başına avuçlarını dikenler
Düşmüşün  eline fidan ekenler
Acıları paylaşıp güçlüklere göğüs gerenler
Sevgi ve merhamet yumağı olanlar

Kalplerinde hala bir bağışlanma taşıyanlar
nerdesiniz ?
Kalplerinde hala bir İNTİFADA taşıyanlar
nerdesiniz ?

TEBBET YEDA İSRAİL !
TEBBET YEDA SİYONİZM...

Kadir Bal

Mersin


Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/12/2008 - ÖNCE HATİCELER LAZIM!...

Kimdi Hz. Hatice.. İlk Müslüman.. Ehli Beyt’i, Hz. Ali ve Hz. Fatıma’yı o yetiştirdi…İslam devletinin ilk finansörü idi.. Ve Allah tarafından kendisine ilk selam geldi.. ‘’Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır ‘’ sözünün hakikatı, Hz. Hatice ile Hz. Muhammed’in hayatında can bulmuştur..

Eşsiz örnek Hz. Muhammed (sav) risaletinin ilk gününde Hira’dan inerken tedirgindi.. Ancak evde yaslanacagı bir Haticesi vardı.. Yalnızlığını paylaşacagı bir eş.. Sükunet bulacagı bir liman.. Kendisi ile ısınacağı, güven ve teselli bulacağı sımsıcacık bir yürek.. Beni örtünüz.. Beni örtünüz.. dediği vakit, onu sarıp sarmalayan Hz. Hatice….

Sahi.. Nasıl sarıp sarmalamıştı O’nu..??
Bildiğimiz herhangi bir örtü müydü üzerine örttüğü? Bir yorgan.. Battaniye…
Yoksa sevgisi, inancı ve güveniyle mi örtmüştü Muhammeddini…?
Hiradan tir tir dönen eşine hesap sormayan, aşağılamayan, onu anlayan ve destek olan,ona kimse inanmazken kendisi inanabilen,onunla herkes alay ederken kendisi ciddiye alabilen…
Sevgisiyle..Duruşuyla..Güven veren sesiyle Hz. Hatice…
En sevgilisinin üzerine örttüğü bundan başka bir örtü olabilir mi?...

Alemlere rahmet, Mekke’den zuhur ettiyse, Mekke’nin ilk kurucusu Hz..Hacer ..
Hz. Hatice’de ‘’İslamın ilk kurucularından’’ biridir .. Sadece islamın değil, aynı zamanda islam toplumunun temelini oluşturan ilk ailenin kurucusu…

Ve şimdi soruyorum sizlere dostlar ; Şahsiyetleri ve kişilikleriyle, islam sahnesindeki duruşları, hareketleri, davranışları ve yaşayışlarıyla biz bayanlar olarak hangi tevhid ve teslimiyet örneklerini kendimize model alıyoruz? Evlerimizde Hz. Hatice modelleri yetişiyor mu? Bekar hayatında Hz. Hatice saflıgında eğitiyor muyuz kendimizi ?.. Tahire lakablı mübarek annemiz hayatımızın neresinde ?...

Hz. Hatice kararlılıgında yuvalar kuruyor muyuz ? Yahut kurdugumuz yuvalarda Hz. Hatice misali sevgiler , anlayışlar, adayışlar , teslimiyetler var mı?... Peki Kuran’ın aile örneklemelerini hayatlaştırabilme çapına ve alt yapısına sahip miyiz ?

Şöyle bir sorgulamak lazım artık kendimizi, bulunduğumuz evden, evrensel eve( kabe) ve Evrensel aileye (Hz. Hatice ve Hz. Muhammed ailesine) bir iletişim mümkün oluyor mu?...Onları neden evlerimize davet etmiyoruz? Neden agırlamıyoruz? Niçin diyalogumuz yok ? Onlar geçmişte mi kaldılar yoksa…? Toprak olup gittiler mi.. Bir fatiha.. Bir sevgiyle anış mı onlardan bize yadigar kalan? Yoksa sohbet ortamlarında adları sevgilerle anılan fakat iş örnek almaya geldiğinde, nefsimize yenilip yan çizdiiklerimiz mi ?...

Acaba şimdiki zamanda, islam toplumunda yaşayan gençlerimiz , Hz. Hatice ile Hz. Muhammed ailesini nasıl örnek alıyorlar ? Aşklar ne durumda ? Birbirlerini görüp, tanıyıp begenen gençlerimiz şimdilerde nasıl bir AŞK ‘a sürüklüyorlar kendilerini ? Aşk’larında hangi fetihleri hedefliyorlar ?..

Hz. Hatice’nin kişiliğinden ve Resullah ile olan evliliğinden söz açıldığında , sence şimdiki zamanda Aşk’larında hangi fetihlerde inananlar diye sormuştum bir gün Kayıpkentli’ye.. İçini çekerek ‘’Ah be Yağmur.!... demişti.. Onlar başlangıçta birbirlerinin Haticesi ve Muhammedi oluyorlar..Onlar modern olmayacaklar.. Onlar hep sahabe saflığında kalacak…Mesajlarla başlıyorlar aşklarına, Muaviye_Emevi dönemi tadında ayrılıyorlar…Her aşk, Muhammeddeki saflıkla başlar… Muaviyedeki ihanetle biter.. SEN HİÇ MUTLU BİTEN BİR İSLAM TARİHİ GÖRDÜN MÜ AZİZİM ?...

Gördüm… demiştim…
Gördüm azizim.. Ve ona günümüzün Hz. Haticesi olan bir hanımefendiyi anlatmıştım.. Evet demişti.. Onlar Tarih yaptılar.. Tarihi yaşayanlar ise yüzlerine gözlerine bulaştırdılar…!!!....

Evet sevgideğer dostlar,
Nikah bağı, dünya ile sınırlanmayan, mahşere de taşınabilen bir olgu…İslami çizginizle evliliklerinizi cennette de sürdürebilecek misiniz ? Çünkü evlerimiz , cennetteki evimizin birer maketi olabilir ançak!..

Ve aile sınavımız, aynı zamanda dünya hayatımızdaki en zor sınavımız… Ortalıkta binlerce enkaz var.. Bu enkazları kaldırmak için evvela işe kendimizden başlamalıyız..

Tevhid temelli bir rotasyon.. Teslimiyet temelli bir sevgi..Takva esaslı bir revizyon..Vahyin hiçbir zaman azalmayan ışığında henüz kurulmamış olan yuvaları en kaliteli duruşlarla inşa etmek için , ve kurulmuş olan yuvaları da Allahın çokça zikredildiği, size şah damarınızdan daha yakın olan’ın evimizden hiç çıkmadığı ! Allahın ayetlerinin ve Resullah ile Haticesinin evin baş misafiri olarak davet edildiği günleri yakalayacak bir operasyonun bizim elimizde olduğunu unutmamalıyız …

Zira herkes inanıyor, herkes inandığı ölçüde bir şeyler yapmaya çalışıyor fakat randıman hep düşük oluyor..Yaşantısı, tavrı,ve edasıyla evlerinde ve çevrelerinde büyük ölçüde ses getirecek ,istikamet sahibi , geçtiği yerde iz bırakabilen seçkin şahsiyetlerin yokluğu, niteliksiz kalabalıkların varlığını anlamsız kılmaktadır..Bir hareketin başarılı olması için , motor görevi gören örgütleyici şahsiyetlere ihtiyacımız vardır , işte bu örgütleyici şahsiyeti kendimizde inşa edeceğiz dostlar.. ÖNDER biz olacağız önce…Kendimizi İNŞA edeceğiz.. Cahiliyyenin Mekke’sinden , medeniyetin Medine’sine göç etmek isteyen gönüllere Hz. Hatiye’yi hatırlatırız..
Önce HATİCE’ler lazım….!!!


21.12.2008 _İstanbul…
04:45
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/11/2008 - Bir HAYAT İnşa Etmek...

Yeterince yaşlanmış olan marangoz artık emekli olmaya hazırdı, artık ayrılmak ve karısıyla birlikte, kendisine daha çok zaman ayıracağı bir hayat sürmek istiyordu, bu düşüncelerini patronunada açtı. Maaşının eksikliğini belki hissedecekti ama emekli olmaya da ihtiyacı vardı. İdare edebilirlerdi.

Müteahhit, böyle iyi bir çalışanının işten ayrılmasına üzülmüştü, ondan işi bırakmadan evvel tek bir ev daha yapmasını rica etti.

Marangoz bunu kabul etti, fakat bir müddet sonra çok ta istekli olmadığı açıkça farkedilmeye başladı. Kalitesiz malzemeler kullanarak gelişigüzel bir iş çıkardı. Böylesi iyi bir kariyerin bu şekilde noktalanması üzüntü vericiydi doğrusu.

Marangoz işini bitirdiğinde, patron geldi, evi gezip gördü, anahtarları marangoza uzattı ve

"Al burası senin evin, bu benim sana hediyem," dedi.

Marangoz çok şaşırmıştı! Şaşırmak ne kelime şoke olmuştu! Ne yazık! Eğer kendi evi olacağını bilseydi, herşeyi bambaşka yapardı.

Bizim içinde bu böyledir. Bizde günden güne kendi hayatlarımızı inşa ederiz, genellikle en iyi malzemeyi kulanmaz ve en iyi işi çıkarmaya çalışmayız. Sonra da inşa ettiğimiz bu evde yaşamak zorunda olduğumuzu farkederek hayretler içinde kalırız.Eğer geriye dönüp baştan başlayabilseydik herşeyi çok daha farklı yapardık. Fakat ne var ki geriye dönemeyiz.

Siz hayatınızın inşaat ustasısınız. Hergün bir çivi çakar, bir tahta yerleştirirsiniz veya bir duvar örersiniz. Bugün kü davranışlarınız ve yaptığınız seçimler, yarın ki "evinizi" inşa eder…

Akıllıca inşa edin!

Hayatınızı inşa ederken, Allah'tan Usta Başınız olmasını isteyin!

O size hayatınızı sağlam bir temel üzerine inşa etmeniz için yardımcı olacaktır.
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/7/2008 - SECDEDEN GAYRI !...

İlim kapısında verdim yılları,
Dinledim, ''Hâkk'' diyen âlim kulları,
Sordum, Dost'a giden bütün yolları;
Yakın yok dediler..
Secdeden gayrı...


Ne bağış yaptığın, vakıf listesi,
Ne de alkışların esrarlı sesi.
Günde seksen kere, berât müjdesi;
Veren yok dediler..
Secdeden gayrı...
 

Huşû tüllerinden, kanat açmaya,
Bir lâhzada, yedi semâ geçmeye,
Kevser şerbetini, elden içmeye,
Ruhsat yok dediler..
Secdeden gayrı...
 

Dedim: yıllar yılı gönlüm harapta,
Devâ bulamadım, sazda şarapta,
Bir yudum su verin, kaldım serapta;
Pınar yok dediler..
Secdeden gayrı...
 

Gördüm ki, insanın iki düşmanı,
Biri kendi nefsi, biri şeytanı,
Dedim: kuşansam mı kılıç kalkanı?
Silah yok dediler..
Secdeden gayrı...
 

Yaklaştım.. Süslü bir, mermer kabire,
Belli ki zenginmiş.. Dönmüş fakire.
Fidye var mı? dedim Münker Nekir'e;
Meded yok dediler..
Secdeden gayrı....
 

Baktım.. Ay yıldızlar kalmaz zikirden,
Var mı dedim sizde, şirk denen kirden?
Dile geldi bütün, Kâinat birden;
Biz de yok dediler..
Secdeden gayrı...
 

Rahmet çöllerinde, rahlemi kurdum,
Gözlerimde seller, vakfeye durdum,
Safâ'ya, Merve'ye, Kâbe'ye sordum;
Mîrâc yok dediler..
Secdeden gayrı...



CENGİZ NUMANOĞLU

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

''Sevmek, gül dikmektir,sevdiğinin bahçesine, özene bezene...Kendi bahçesine dikercesine...Gül'ün dikenine katlanmak sabırla,ruhunla gök yüzüne kanatlanmaktır..Ve yaşamaktır sevdiğinin adresinde, kendi ev'inde imiş gibi..Bulunduğu yeri GÜL'lerle donatmaktır....''

Son Yazılarım

KAPI SESLERİ...
TEBBET YEDA İSRAİL !..
ÖNCE HATİCELER LAZIM!...
Bir HAYAT İnşa Etmek...
SECDEDEN GAYRI !...
ÖRTÜN ARTIK ŞU DUVAĞI YÜZÜME!...
KARA KUTU OPERASYONU
İNSAN...
İNSAN VAV ŞEKLİNDE DOĞAR, DOĞRULUNCA KENDİNİ ELİF SANIR...!
YUSUF YÜZLÜLER...
5 HAZİNE...
GÜLÜM EY GÜLÜM !!!
HİZMETKAR KİM
HİZMETKAR KİM?
HER ŞEY AN'LARLA KAİM...
YALAN OLAN BU ALEMDE HAL'DEN HAL'E GEÇERKEN...
BİR YÜREK FERYADI...
ESKİ BİR DOST GÖRMÜŞ GİBİ...
NAMAZI KAÇIRAN...
EFENDİMİZE MEKTUP...
EY RABBİMİZ, DÖNÜŞÜMÜZ SANADIR...
OYUN BİTMEDEN...
HAYATIN ADALETİ VE GÜZELLİĞİ
NEFSİM VE BEN_2
NEFSİN GEÇERSİZ BİR BAHANESİ; KALP TEMİZLİĞİ...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım